Benim zannedersin.
Ne zaman senin olmuştur?
Ne zaman senindir?
Ne zamana kadar senin olacaktır?
Hayır, hiçbir zaman, hiçbir şey senin değildir.
Sen sadece bir zaman öyle zannedersin
Ya da öyleymiş gibi görürsün, çünkü öyle görmek istersin
Fakat seninki senin değildir.
Sen dahi, kendine ait olmadığın gibi…
Gözlerin senin değil, her şeye bakamazsın,
Ağzın senin değil, her şeyi konuşamazsın,
Kulakların senin değil, her şeyi duyamazsın,
Ellerin senin değil, her şeye uzanamazsın,
Ayakların senin değil, her yere gidemezsin,
Kalbin senin değil, herkesi eşit sevemezsin,
O halde nedir bu her şeyi sahiplenme isteği
Her şey benim, duygusu
Her şey kimin için? İnsan için elbet de!
Kimden ötürü insan için?
Ne kadarı insanın, onu bilemiyoruz, bilmezden geliyoruz.
Fakat öyle bir günde anlayacağız ki
Hiç bir şeyin bize ait olmadığını
Hiçbir şeyin elimizde olmadığını
O an işte bizim için çok geç olacak
Anlayacağız ki, her şeyin bir tek sahibi var
Anlayacağız ki sahiplik, bir yere kadar
Yeryüzünde bitkilerden, ağaçlardan ve hayvanlardan çok daha üstün bir yer işgal ettiğimize inanıyoruz. Fakat tabiattaki gerçek yerimiz nedir, bunu bilmenin önemi büyüktür. Bunu idrak ederek yaşamı algılayabilmek ve bu algılamayla yaşamımızı devam ettirmek… İşte asıl mesele bu!
Tâ-Hâ Sûresinin 6 . Ayetinde
Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O’nundur.
Hac(*) Sûresinin 64 . Ayetinde
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Nûr(*) Sûresinin 64 . Ayetinde
Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah’a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah’ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Gerçeği anlamamız dileğiyle…