DSP Genel Başkanı Masum Türker, partisinin Manisa İl binasında düzenlediği basın toplantısında, 2007 yılında yapılan mitingler ve yapılan baskılar sonrasında DSP olarak seçime girmediklerini ve iş birliği yaptıklarını ancak bunun da çok fazla olarak fayda sağlamadığını söyledi. Türker, ''Kadınları daha güçlü örgütleyebilirsek, gençleri öne geçirebilirsek bizim için ne yüzde 9, ne yüzde 3, ne de yüzde 2, baraj aşılır, yüzde 13 - 14 civarında da oy alırız'' dedi.
Türker "Parlementoda bir kısmı partilimiz olmayan ve bugün kü kavgalarımızın nedeni olan bize dışarıdan dayatılan kişilerle seçimlere girdik. Biz bize inananları bu arada üzdük sanırım. Onun için şunu ifade etmek istiyorum ki, benim liderliğimde Genel Başkanlığımda yürütülecek olan faaliyetlerde bu sattetn itibaren DSP hangi koşulda olursa olsunalacağımız oy oranı ne olursa olsun tek başına DSP çatısı altında seçime girecek. Hiç bir partinin şapkasına bizim itiyacımız yok." dedi.
Halkın partisi olduklarını ve partilerinin çatısı altında kravat takan, kasketini takan ve göbeğini kaşımaktan zevk alanların da olduğunu ifade eden Türker, partilerinin kurulmuş olan partilerin içerisinde en eskisi olduklarını iddia etti.
Bir zamanlar DSP'ye 2 kişilik parti dendiğini Ecevit'in ölümünden sonra da partinin devam ettiğini hatırlatan Türker, "Bize oylar bölünmesin diyecekler, hayır kardeşim, yüzde 1, yüzde 2, yüzde 5, yüzde 8, yüzde 9, ne kadar oy alma tehlikesi olursa olsun DSP seçime girecektir ki geleceği hazırlayacaktır. Ama ben 7 aylık süre içerisinde her türlü darbeye, her türlü arkadan vurulmaya gammazlamaya rağmen yaptığımız çalışmada şu an bize kimin bize oy verebileceğini, kimimn bize oy vermek için neler beklediğini ölçtük. Bu işte iki kesime ulaşabilirsek, kadınları daha güçlü örgütleyebilirsek, gençleri öne geçirebilirsek bizim için ne yüzde 9 ne de yüzde 3, ne yüzde 2, baraj aşılır, 13 - 14 civarınd da oy alırız. Bunu ben söylemiyorum. Bunu yaptırdığımız hedefe ve noktaya yönelik araştırmalar gösteriyor bizlere.Bize oy verme ihtimali olanların hangi gazeteyi okuduklarını, hangi TV'yi izlediklerini, bunların yaşını, cinsiyetini tek tek tespit ettik. İleri de bunu Manisa'da Akhisar'da da, Salihli'de de, Demirci'de de çıkaracağız ve diyeceğiz ki, şurada şu eksiğin var git düzelt, tamamla..." dedi.
AK Partinin oy kaybettiğini yüzde 21'lere düştüğünü, diğer partilerden de şikayeti olduğu için seçmenin yüzde 20'nin şimdilik kimseye oy vermeyeceğinin tespit edildiğini açıklayan Türker, "Biz ise diyoruz ki, bu ülkenin kurtuluşu siyasal çizgiyi belirlemekten geçer.Bulunduğun yere sahip olmaktan geçer. Eğer ideolojin yoksa o zaman herkes bir kilo kömür bir paket deterjanın iple çekildiği yere yönlenir. Bunu engelleyeceğiz. Bunu engellemenin yolu, vatandaşlık hakkı denilen her eve en az bir kişinin çalışarak para kazandığı düzeni DSP kuracaktır" dedi.
Dünyada en yüksek barajın yüzde 3 olduğuna dikkati çeken Türker, "Cuma günü DSP olarak TBMM'ne 4 ayrı teklif sunduk. Bu 4 ayrı teklif için Anayasa değişiliğine ihtiyaç yok. Anayasayı değiştirip Türkiye Milletvekilliğini koyacağına dünyadaki yüzde 3 değil, yüzde 5'e indirin diye verdik. Bu teklifi Parlementoya verdik. 3 kanun teklifi daha verdik." dedi.
Manisalıar arasında bir araştırma yaptıklarını ve çıkan sonuçlarını açıklayan Türker,"En çok hangi Türkiye genelini ilgilendiren bir sorunun çözülmesini istersiniz? sorusuna 2 ayrı sonuç çıktı. İlk olarak Üniversite gençliğinin yurt sorununun çözülmesi, diğeri ise bu bölgede kadına şiddetten dolayı kadın için sığınma evlerinin olması isteniyor. Bu konuda sığınma evlerinin muhakkak Hükümet tarafından öncelikli olarak burada ele alınması gerekir. Sanıyorum Başbakan Yardımcısı sayın Bülent Arınç'ın en çok ilgilenmesi gereken konulardan bir tanesi budur." dedi.
Toplantıda basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Türker, Mustafa Sarıgül hakkındaki yöneltilen soruya şöyle cevap verdi.
"Önce parti kurması gerekir. Böyle bir parti var mı, yok.Teşkilatlanma değil o, kendi kendilerine yer altı harekatı gibi bir şey. Şimdi bunu birileri yapsa alıp içeri götürüyorlar. Demek ki bu işin içinde bir iş var. DSP'nin bünyesinde olup kendisine yol arayanlar bu geçen 7 ay içerisinde yol arayıp gittiler zaten. Geri kalan DSP'liler işte buradalar. Bizim bir korkumuz yok.Ama şu anda güreşi farklı stillerde yapıyor.Bizim partimiz var, hesap vermemiz gereken örgütümüz var, onun için grekoromen, yani kurallara uygun güreşiyoruz. Ama sayın Sarıgül, partisi yok, kuralları yok, tüzüğü yok, örgütü yok karakucak güreşiyor. Şimdi ben karakucak ile ne yapayım.herkese yolunda başarılar diliyoruz. Bizim başkasının malında gözümüz yok. Çünkü DSP'nin başkasını ayartması gibi bir durumu yok. Gelirse kendiliğinden geliyor. Dürüsüt olanlar ayartmaz. Şimdi soruyorum hangi hayvan sever bir güvercinin sarı renge bo-yanmasına razı olabilir. Antalya'yı bırakın dünyanın hiç bir yerinde sarı güvercin yetiştiğini gördünüz mü, gazetelere haber olurdu. Şu anda Sarıgül, belediye başkanıdır, kendisine belediye başkanlığı yaptığı için saygı duyuyoruz. Bir hareket yapıyorum diyor ama bir söylemini daha görmedik.AK parti iktidaraının zulmüne karşı bir tane duruşunu görmedik." dedi.
Türker, daha sonra basına kapalı olarak partiller ile toplantı yaptı.
(AA)